

Yapayzeka haberciliğinin sonu hüsran
Bu soru, meselenin en kritik noktasıdır. “İnsanlığa fayda” söylemini bir kenara bıraktığımızda, tablo daha net görünür. Hiçbir küresel şirket, milyarlarca dolarlık altyapıyı, yalnızca ücretsiz hizmet sunmak için kurmaz. Bu hızın ve ücretsizliğin arkasında dört temel gerçek vardır:
1. Kullanıcı değil, eğitmeniz.
Yapay zekâ insan geri bildirimiyle gelişir. Ücretsiz sunularak milyarlarca insan, farkında olmadan modeli eğiten birer “emekçi” hâline getirilmiştir. Böylece insan zekâsı, kendi yerine geçecek sistemi bizzat beslemektedir.
2. Düşünme becerisinin zayıflatılması.
Hesap makinesi zihni hesabı, GPS yön bulmayı zayıflattı. Yapay zekâ ise düşünme ve karar verme yetisini devralma riski taşımaktadır. Bağımlı birey, sorgulamaz ve eleştiremez.
3. Gerçeğin tek elde toplanması.
Yapay zekâ tek bilgi kaynağına dönüştüğünde, neyin doğru kabul edileceğini onu kontrol edenler belirler. Bu, inanç ve düşünce üzerinde ciddi bir güç demektir.
4. Mutlak tekel hedefi.
Amaç, yasalar ve rakipler devreye girmeden, dünyanın “zeka altyapısı” olmaktır. Her şey (tıp, hukuk, mühendislik, eğitim) bu şirketlerin API’lerine bağlandığında, artık geri dönüş olmaz. O zaman istedikleri ülke ya da grubun “zeka vanasını” kapatabilir ya da pahalılaştırabilirler. Bu durum dijital bağımlılık ve yeni bir sömürü biçimi doğurur.
Özetle:
Hedef insanı yok etmek değil; veri üreten, tüketen; ama bağımsız düşünme gücü zayıflamış bir varlığa dönüştürmektir. Şu anda biz “balayı dönemindeyiz”: Bağımlılık oluşsun diye uyuşturucunun bedava verildiği dönem. Asıl fatura daha sonra kesilecek.”
Rabb’imizin insana emaneti; ilim, hikmet ve akıldır. Yapay zekâ, aklı ikame eden değil; aklı destekleyen, iradeyi zayıflatan değil; sorumluluğu güçlendiren bir araç olarak kullanılmalı; zira İslam, aklın iptalini değil; ahlak ve vahiy ile birlikte inşasını esas alır.
Rabbimiz, teknolojiyi, insan onuru için ve kulluk bilinciyle kullanabilmeyi bizlere nasip eylesin.
Haber Yazılımı: CM Bilişim
























